Noun sarkan uç, bağlanmamış/kullanılmamış parça. There's a loose end hanging from the hem.
Noun yarım kalmış/tamamlanmamış işler, henüz bir karara bağlanmamış ayrıntılar, çözülmemiş/halledilmemiş/izah DEVAMINI OKU
edilmemiş/müphem hususlar. We've finished the main job, but there are still a few loose ends to tie up. There are too many loose ends in this case.GİZLE
English-Turkish translations from the Atalay Dictionary, First Edition