because

  1. çünkü, zira, … için, …'den/dan, … diye.
    I don't eat, because I am not hungry: Acıkmadığım için DEVAMINI OKU
    yemiyorum.
    He didn't go to school, because he was ill: Hasta olduğu için okula gitmedi. GİZLE
  2. because of: …'den dolayı, sebebiyle, nedeniyle, yüzünden. The rivers were frozen because of DEVAMINI OKU
    extremely cold winter: Şiddetli kış yüzünden/nedeniyle nehirler donmuştu. GİZLE
... sebebiyle Adverb
...'den ötürü Adverb
... hasebiyle Adverb
...'den dolayı Adverb
... dolayısıyla Adverb
şekli kusur yüzünden
yaşı gereği
bundan ötürü
senin yüzünden
hastalık yüzünden namevcut
kimlik teşhisinde yanılma yüzünden tutuklanmak Verb
birisini beklerken sabırsızlanmak Verb
sırf bu yüzden Adverb
sırf bu sebeple Adverb
sadece bu sebeple Adverb
sadece bu yüzden Adverb
sadece bu nedenden Adverb
sadece bu sebepten Adverb
sırf bu nedenden Adverb
sadece bu nedenle Adverb
sırf bu sebepten Adverb
sırf bu nedenle Adverb
Çünkü ... Adverb
Bunun nedeni …dir. Noun
(uçak) görüş mesafesinin kötü olması yüzünden dönmek Verb
 
 
Bize Ulaşın
Geri-bildirimde bulunun