1. kahvaltı.
    to have breakfast: kahvaltı yapmak.
  2. kahvaltıda yenilen yiyecekler.
    a breakfast of butter, cheese and egg: tereyağı, peynir ve yumurtalı bir kahvaltı.
  3. kahvaltı etmek.
    He breakfasted on coffee, toast and egg.
  4. kahvaltı çıkarmak/vermek/ikram etmek.
    We breakfasted the author in the finest restaurant.
yatak ve sabah kahvaltısı
(Br) Londra Menkul Kıymetler Borsası'nda bir yatırımcının bir grup hisse senedini o gece satması ve ertesi
sabah açılışta aynı grup hisse senedini ger
oda kahvaltı İsim, Turizm
çok hafif bir kahvaltı.
ot minder
İngiliz kahvaltısı: domuz sucuğu, yumurta, kızartılmış ekmek, reçel ile yapılan kahvaltı.
kahvaltılık
kahvaltı etmek Fiil
sabah kahvaltısı için sofra kurmak Fiil
et yemekleri yenen sabah kahvaltısı
az kahvaltı
otel lokantalarında sabah kahvaltısı sırasında yapılan iş görüşmesi
kahvaltılık
düğün yemeği
hububattan yapılmış kahvaltılık yiyecekler.
kahvaltı dahil değildir
peynir ekmekle kahvaltı yapmak
(vergiden kurtulmak için) bir gün satılan hisselerin ertesi gün geri alınması.
borsada hisse satıp aynı anda ayrı bir işlemle geri alma
kahvaltı takımı
oruç bozmak Fiil