your pencil: Kalemini okadar fazla bastırma.
to bear down all resistance: bütün mukavemetleri kırmak.
His determined efforts at last bore down all opposition: Azimkâr gayretleri nihayet bütün muhalefeti yenilgiye uğrattı. (b) çabalamak, büyük gayret sarfetmek.
I bore down on my homework and got it done on time: Büyük gayret sarfederek ödevimi vaktinde yaptım. (c)
den. (hızla) yaklaşmak.
The ship was bearing down the channel at 12 knots. (d) (doğumda) ıkınmak.
The nurse will tell you when to bear down. GİZLE