1. (a) görevi/işi olmak, (yetki/sorumluluk bir kimseye) ait olmak.
    The decision lies with him: Karar DEVAMINI OKU
    ona aittir/onun elindedir.
    It lies with you to decide: Karar vermek sana aittir.
    The burden of proof lies with the accuser: İspatlamak sorumluluğu davacıya aittir. (b)
    esk. birisi ile yatmak, cinsî münasebette bulunmak. GİZLE
kulağı kirişte beklemek.
birinin elinde olmak Fiil
 
 
Bize Ulaşın
Geri-bildirimde bulunun