(a) serbest bırakmak, kendi haline terketmek, kapıp koyvermek, (b) kovmak, işine son vermek, (c) ilgiyi DEVAMINI OKU
kesmek, hissesinden/payından vazgeçmek. Let go! Bırak! GİZLE
(a) serbest bırakmak, salıvermek, (gitmesine) izin vermek, (elinden) kaçırmak, koyuvermek. to let DEVAMINI OKU
go a rope or an anchor: halatı/demiri salıvermek. Let me go: İzin verin/bırakın gideyim. (b) terketmek, vazgeçmek, feragat etmek. He let go all thought of winning a prize.GİZLE
English-Turkish translations from the Atalay Dictionary, First Edition