Available on App Store
Get it on Google Play
TR
X
ç
ğ
ı
ö
ş
ü
insight
Cozy
English-Turkish
Terms/Phrases
English-Turkish Translation
Noun
firaset
Noun
vukufiyet
Noun
kavrayış, vukuf, anlayış, bir şeyin içyüzünü/esasını anlama/kavrama, künhüne vakıf olma.
have an insight
:
çabuk kavramak, içyüzünü bilmek/görmek.
He has an insight of computer science.
Noun
feraset, nüfuzu nazar, bir şeyin içyüzünü/bir insanın huyunu çabuk kavrama yeteneği.
a man of insight
:
anlayışlı/ferasetli/nüfuzu nazar sahibi kimse.
English-Turkish translations from the Atalay Dictionary, First Edition
English Turkish Phrases
gain an insight
anlayış kazanmak
Verb
gain an insight
anlamak
Verb
insight into human character
insan karakterini iyi bilme
gain an insight into sth
bir şeye nüfuz etmek
Verb
shed valuable insight into
bir şeye değerli ışık tutmak
Verb
in sight
(a) görünürde, göz önünde, gözle görünür.
Land is in sight
: Kara görülüyor. (b) yakın.
peace
in sight at last 2 years of war.
be in sight of
: görebilmek.
keep in sight = not let out of one's sight
: gözden kaçırmamak/uzaklaştırmamak.
English-Turkish phrases from Zargan's own database
Please enable JavaScript to view the
comments powered by Disqus.