full scale

  1. doğal büyüklükte
  2. tam boy
tam ölçüde, doğal büyüklükte, tam boy, orijinal boyutlu.
He made a full-scale model of a horse. Adjective
geniş, ayrıntılı, teferruatlı, tafsilâtlı, mufassal, derin.
He's writing a full-scale history of Turkey. DEVAMINI OKU
a full-scale investigation. GİZLE
Adjective
yaygın, topyekûn, kapsamlı, şümullü, bütün olanak ve araçları kullanan.
The quarrel between 2 countries DEVAMINI OKU
nearly developed into a full-scale war. GİZLE
Adjective
bütün gücü/var kuvveti ile, şiddetli. Adjective
 
 
Bize Ulaşın
Geri-bildirimde bulunun