Girebilir miyim?
I may be wrong: Yanılmış olabilirim.
It may rain: Yağmur yağabilir/yağması muhtemeldir.
He may come tomorrow: (a) Belki yarın gelir, (b) Yarın gelebilir (gelmesine izin var).
You may go: Gidebilirsin.
It may be that … : Olabilir ki …
May you live long: Çok yaşa!
May they be happy: Mutlu olsunlar.
If I may say so: Kusura bakmayın ama …
I hope we may meet again: Umarım ki yine görüşürüz.
He may not be hungry: Belki de acıkmamıştır (aç olmayabilir).
I may (possibly) have done so: Öyle yapmış olabilirim.
Run as he might he could not overtake me: Ne kadar koşsa beni yakalayamaz.
We may/might as well stay where we are: Bulunduğumuz yerde kalsak daha iyi olur(du).
GİZLE