Available on App Store
Get it on Google Play
TR
X
ç
ğ
ı
ö
ş
ü
locality
Cozy
English-Turkish
Terms/Phrases
English-Turkish Translation
Noun
yer, yöre, çevre, mahal, mevki, mevzi, mekân, civar, semt.
Are there any store in this locality
:
Bu civarda dükkân var mı?
We are new to this locality .
Noun
çevre-tanım, bulunduğu yeri ve civarı kolayca tanıma, yerini/yolunu bulabilme yeteneği.
She has a
good sense of locality.
have a bump of locality
: kolayca cihetini/yolunu bulabilmek.
Noun
yertutma, belirli bir yerde bulunma, bir şeyin bulunduğu yer.
Every material object has locality.
English-Turkish translations from the Atalay Dictionary, First Edition
English Turkish Phrases
custom of the locality
mahalli âdetler
have a good bump of locality
iyi yön ve mekân duygusu olmak
Verb
jump a locality
(US) bir semti terk etmek
Verb
move the plant to another locality
fabrikayı başka bir yere taşımak
Verb
obscure locality
adı sanı duyulmamış bir semt
permit issuing locality
müsaadenin verildiği yer
settle down in a locality
bir yerde yerleşmek
Verb
suburban locality
banliyö semti
type locality
örnek-cins yereyi, örnek cinsin bulunduğu yer/çevre.
Noun
locality of a lawsuit
bir davanın görüldüğü mahkemenin kazai yetkisi
Noun
locality of the deed
suçun işlendiği yer
English-Turkish phrases from Zargan's own database
Please enable JavaScript to view the
comments powered by Disqus.