fortuitous

  1. Adjective tesadüfi
  2. Adjective arızi
  3. Adjective rasgele, gelişigüzel, tesadüfî, beklenmedik, umulmadık, raslantı sonucu vaki olan, arızî, olumsal, geçici. DEVAMINI OKU

    a fortuitous meeting: umulmadık tesadüf.
    a fortuitous acquaintance: tesadüfî tanışma. GİZLE
  4. Adjective mutlu, mes'ut, bahtiyar.
    Let me wish you joy on this fortuitous occasion!
tesadüfen vukua gelen olay
önlenmesi olanaksız kaza
kusursuz çarpışma
rastlantı
beklenmedik olay
tesadüfi olay
 
 
Bize Ulaşın
Geri-bildirimde bulunun