fiğ

fig
incir ağacı
(Ficus Carica). Botany
fig
incir, yemiş.
fig
önemsiz/incir çekirdeğini doldurmayan şey.
His help wasn't worth a fig.
fig
hakaret ifade eden bir jest: başparmağı işaret ve orta parmaklar arasına sokup eli yumruk yaparak ileri uzatma. fico.
fig
giyim, kuşam, elbise, esvap, teçhizat, donanım.
in full fig: giyinip kuşanmış.
to appear in a party in full fig.
fig
durum, hal, şekil.
in good fig: keyfi yerinde.
fig
hakaret etmek, hakaret jesti yapmak, 9 .
fig out: giydirmek, kuşatmak.
fig
incir Noun, Plant Species
incir yaprağı. Noun
(bir şeyi yetersizce veya hile ile) örtmeye/gizlemeye çalışan şey. Noun
incir kadifesi
(Mesembryanthemum). Güney Afrikada yetişen ve incire benzer meyvesi olan bir bitki.
Beyaz-pembe çiçekler açar.
Noun
incir
donatmak, süslemek.
incir arısı
(Blastophaga psenes): incirlerin döllenmesinde yararlı küçük yabani arı. Noun
kazayağı Noun, Plant Species
kaz ayağı Noun, Plant Species
önem/metelik vermemek.
not to care a fig for: vız gelmek.
I don't care a fig (for) what you think/for your opinion.
kauçuk ağacı Noun, Botany
  1. Noun vetch

Turkish Dictionary (Kubbealti Turkish Dictionary)

  1. İki çenekliler sınıfının baklagiller familyasından, hayvan ... çok yıllık otsu bitki